Bu Okulda Derslik Duvarları Londra Sokaklarını Andırıyor

Yalova’nın Çınarcık ilçesindeki Gülkent Ortaokulunun sınıfları, duvarlarda ve sınıfın çeşitli yerlerinde yer alan figürlerle Londra sokaklarını andırıyor.

2016 yılında Erasmus + programı kapsamında hazırlanan ‘Global Teachers’ projesi kapsamında 7 öğretmenin Londra’da eğitim almasının ardından hayata geçirilen dil sınıfları projesi ile öğrenciler ortamın verdiği fırsatla yabancı dil eğitimi alıyor.

Öğrenciler, sınıflarında yer alan Londra’nın simgesi kırmızı telefon kulübesi, Thames Nehri üzerinde yer alan iki katlı açılır kapanır Tower Bridge köprüsü, Avrupa’da bilinen en yüksek dönme dolap olan London Eye, Westminster Sarayı ve Westminster Sarayı’nın yanındaki ünlü saat kulesi olan Big Ben Gülkent figürleri ile adeta İngiltere’de ders alıyor.

Dil öğrenme üzerine İngiltere’nin başkenti Londra’da eğitimler aldıklarını söyleyen Gülkent Ortaokulu Müdürü Nedim Karabacak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eğitim sonrasında okullarında dil öğrenmeyi kolaylaştırmak için bazı çalışmalar yaptıklarını belirtti.

Dil öğrenmeyi kolaylaştırmak ve yaygınlaştırmak amacıyla geçen yıl yabancı dil ağırlıklı sınıf uygulamasını başlattıklarını dile getiren Karabacak, şunları kaydetti:

‘Gerek yurt dışında edindiğimiz tecrübelerden, gerekse yurt içinde öğrenmeye yönelik yaptığımız araştırmalar sonucunda, öncelikli olarak bize gerekli olanın bir ortam olduğunu tespit ettik. Yani dil öğrenmesini kolaylaştırabilecek ortamlar olması gerektiğini fark ettik. Bugün Gülkent Ortaokulunda da sınıflarımızı bu şekilde düzenledik. Gerek görseller olarak gerekse öğrencilerin oturma şekilleri olarak, şuan okulumuzun İngilizce derslikleri hatta diğer dersliklerimiz de öğrencilerin öğrenme ortamını kolaylaştıracak şekilde düzenlenmiştir.’

İngilizce Öğretmeni ve Proje Koordinatörü olan Duygu Bacak da okullarında yabancı dil öğrenimine çok önem verildiğini ifade etti.

‘Dil öğrenmek aynı zamanda kültür öğrenmektir’

Dil öğretiminde amaca ulaşabilmek için bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini belirten Bacak, ‘Biz dilin aynı zamanda kültür öğrenmekle de alakalı olduğunu düşünerek, bunu da çocuklarımıza vermeye başladık. O atmosferi sağlamak için öncelikle çevreyi, öğrenme, öğretme ortamını ona göre ayarladık. Yine sınıf düzenimizi de ‘U’ düzeni şeklinde tasarladık. Yine çevredeki bütün figürler tamamen o dili öğrenen ülkenin sembolleri olduğu için çocuklarımız bunlarla iç içe bir şekilde dil öğrenimlerini sağlıyor. Dil öğretiminde amaca ulaşabilmek için biz burada bir dönüşüm gerçekleştirdik. Atmosferi, Londra atmosferine dönüştürüp, öğrencilerimizi şehri yaşayarak kültürü edinerek dil öğrenmelerini sağlamaya çalıştık ve bunu da başardık. Orada yaşamış yazarlardan tutun da orada geçen şehirler, sokak isimleri olsun bunların hepsini biz burada yaşattığımız için öğrencilerimizin de algılamasını kolaylaştırıyor.’ diye konuştu.

‘Resimlerle kendimizi Londra’daymış gibi hissediyoruz’

Gülkent Ortaokulu 6’ncı sınıf öğrencisi Sudenaz Gezergen de dil öğrenmenin aslında zor olmadığını söyledi.

Gezergen, ‘Bizim ilk başta İngiltere’de neler olduğundan hiçbir haberimiz yoktu. Yani hiçbir şey bilmiyorduk. En fazla bildiğimiz telefon kulübesi London eye falan vardı ama artık öyle değil. İşte Tower Bridge köprüsü var, Big Ben var. Yani böyle duvarlarda olan resimlerle sanki kendimizi Londra’daymış gibi hissedebiliyoruz.’ dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.